22/1/2009 · Kategori: anneme mektuplar

Anneme

Anneme

Şimdi uyanığım,uykum gelir birazdan ve karanlık gecenin ta derinliğinde gözlerim dikilir tavana ve sen gelirsin bir anda.
Yine yüzünde yanıksı,acımtrak tatla annem.Gözlerinde yine o heyecansızlık ve boş bakışlarınla.

Ben yüzümde bir tebessümle hoşgeldin derim sessizce ve dudaklarım kanayaraktan.Biriken yaşların akmadığı gözlerimde bir acı serzeniş ve sende hadi uyu ben yine gelirim,şimdi gitmem lazım diyeceksin birazdan.Çünkü sen öbür yandaki sevdiklerininde köleliğini yapıyosundur şimdi.Aç bi gözlerini artık başucumda,aç kollarını koynunda olayım ey benim bahtı karalı,yüreği yaralımm....
Bugün senden ayrı geçen ikinci anneler günü,hoş varkende kutlanmışlığı sayılmazdı amma,olmayınca da acısı bana kalıyor.

Yaşım her yıl dahada artıyor,güya büyüyorum,yaşlanıyorum hatta,ama annesizim biliyomusun?

Gözlerimde biriken yaşları gelde koynunda dökeyim,sevgiyle sar beni.Hissetmedim,hissedemediğim,hissettirmediğin ana kucağı koskoca yaşlı ben için bile hala çok çekici biliyo musun?

Hadi,ölme bugün,dön birkaç anlık,konuşalım...
Sevgiden ve aşktan söz edelim,iki laf söyle ,iki lafta ben söyleyim sana...

Ellerin hala zayıf ve kemikli mi?
olsun öpmek isterim,ana kuzusu şefkatiyle o çalışmaktan nasırı hala belli ellerinden....


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/1/2009 · Kategori: anneme mektuplar

ANNEM’ E MEKTUP

ANNEM’ E MEKTUP

Sevgili anne’ ciğim,

Bugün yine anneler günü. İsteksiz ve zamansız gidişinin üzerinden, çok ama çok yıllar geçti. Sensizlikteki sensiz zaman ne kadar da çabuk geçerse geçsin, benim için hiç mi hiç önemi yok. Önemli olan bir tek şey var ki, o da gittiğin günden beri benimle beraber olman. Onun için sana çok ama çok teşekkür ediyorum.

Bugün sana yazmak, seninle dertleşmek istedim. Eminim şu an ben bu satırları yazarken, sen daha neler yazacağımı, senin için hala nasıl bir özlem ve hasret içinde olduğumu biliyor ve de şu anda beni izliyorsun. Buna öylesine inanıyorum ki!!

Bazen ne düşünüyorum biliyor musun? Sana bu düşüncem yine mantıksız ve saçma gelecek ama, yine de yazmak istiyorum.

Tanrı seni bana sadece birkaç dakika da olsa, gerçekten gösterse diyorum. Şaşırdın değil mi?? Ama bunda şaşıracak ne var ki? Ben zaten her zaman mümkün olamayacak şeylerin olmasını düşünmüşümdür. Bunu bilirsin. Hatta bazı fantazilerimin mantık dışı olduğu zamanlarda sana anlattığımda ve sorular sorduğumda bana “ Mantığa uygun olanı düşün ve söyle ki, sana mantıklı cevaplar vereyim” derdin. Hatırladın mı???

Seni çok kısa da olsa niçin görmek istiyorum biliyor musun??????

Önce, bir iki saniye de olsa sana sarılmak ve yıllardır unuttuğum

“ANNE’ CİĞİM “ sözcüğünü sana fısıldamak. Bir de, senin bizlerden ayrıldığın o günlerdeki gibi, çok genç ve güzel ve de yine neş’ eli olup olmadığının merakı var içimde.

Hatırlarsan eğer, kahkaha attığın zamanlarda gözlerinden yaş gelirdi ve ben ağladığını zannederek üzülürdüm. Çocukluk işte!!!! Ama şimdi akan gözyaşlarının neyi ifade etmek istediklerini çok iyi anlıyorum. Ne de olsa gerek sensizlikteki yalnızlığım, gerekse tecrübelerin yaratıcısı yıllar olgunlaştırdı beni.

Üzülürüm dedim de aklıma geldi. Anımsıyorum, seni üzdüğüm günler çok oldu. Ama inan ki sonradan derecesiz pişman olup, beni yatırdığın,

“ İYİ GECELER” diyerek, sarılıp öptüğün ve odamdan çıktığın zaman, sessizce yaptıklarımdan dolayı üzülür, ağlardım. Bunu sana anlatmamıştım galiba?? Ama sen, zaten her zaman beni affediyor, güzel nasihatlarınla, verdiğin anlamlı örneklerle beni yapmış olduğum yanlışlıklardan ve hatalardan dolayı sonsuz bir pişmanlık içine sokup, utandırıyordun, daha doğrusu bu davranışınla beni manen cezalandırıyordun.

Yalnız bir tek şeyi bu satırlarımda sana itiraf etmek istiyorum.

Seni son derece kızdırdığım, hatta çıldırttığım bir gündü.

Beni babama şikayet edeceğini söyleyerek bana tehditler savurmuştun. İlk kez karşılaştığım bu davranışının karşısında ben de çok şımarık bir tavırla sana “NASIL İSTERSEN ÖYLE YAP” dediğimi bugün bile hatırlıyorum . Beni babama şikayet edeceğine inanmamıştım o an. Akşam babamın beni yanına çağırarak benimle konuşmak istediğini bildirmesi üzerine son derece korkmuş , söylediği bir kaç cümlesinden sonra çok ama çok üzülmüş ve ilk kez babamın ciddi ve anlamları bakışları karşısında büyük bir mahcubiyetin altında ezilmiştim. İşte o zaman, sadece o dakika senden nefret etmiştim ve bunu senin yüzüne de haykırmıştım. Sen ise, bunu benim çocukluğuma verdiğini ve

“BİR ANNEDEN ASLA NEFRET EDİLMEZ” dediğini o kadar iyi anımsıyorum ki, hatta yıllar sonra bugün bile, o zaman sana söylemiş olduğum bu üç kelimeyi, beni rahatsız eden bir vicdan azabı olarak içimde taşımaktayım.

İşte ben geçmişte böyle bir ben’ dim maalesef!!!

Bu saygısızlığım için senden belli bir zaman sonra, muhakkak ki özür diler, pişmanlığımı ve üzüntümü dile getirirdim. Bunu sen de çok iyi biliyorsun. Fakat ani gidişin, bu fırsatı vermedi bana.

Şimdiki ben’ i anlatmama gerek yok zaten. Beni her an görüyor ve yaşantımı biliyorsun. Yalnız seninle paylaşmak istediğim ve bugün bile hala anlayamadığım bir-iki şey var. Merak etme, bu kez seninle paylaşmak ve sormak istediklerim mantıklıca olacak.

Anne’ ciğim;

Niçin çok seven ve sevilen bazı anneler, bazen senin gibi vakitsiz ve aniden bu dünyayı terkedip gidiyorlar????????

Niçin bazı anneler çocuklarından seevgi, saygı ve ilgi göremiyorlar????

Oysa, bir annenin nasıl olursa olsun, çocukları tarafından sevilemeyeceğini, sayılamayacağını düşünemiyorum. Evet!!! Evet.. Bu tür evlatlar da var maalesef inan bana. Bunun sana ne kadar ters düştüğünü tahmin edebiliyorum. Çünkü sen bu konuda çok şanslıydın. Sen çok sevildin, hala da seviliyor, anılıyor ve yıllar sonra bugün bile kalplerimizde yaşıyorsun.

Gönül isterdi ki, tüm çocuklar hangi yaşlarda olurlarsa olsunlar, annelerini en az benim seni sevdiğim kadar sevsinler, görebildikleri veyahut da görebilme imkanına sahip oldukları annelerini yalnız bırakmasınlar.

Kimbilir!! Belki bu mutlu gün, sevgiye hasret çeken, ihmam edilen, terkedilen tüm anneler için bir sevgi ve yakınlığın başlangıcı olur.

Çünkü anneler her zaman affeden, ufacık bir çiçek ve bir kaç güzel sözcükle son derece mutlu olabilen fedakar ve asla yerleri doldurulamayacak olan eşsiz varlıklardır. Sence de öyle değil mi???

Senin bana sık sık tekrarladığın bir sözün geldi şimdi aklıma;

“İNSAN BİR ŞEYİN DEĞERİNİ, ANCAK ONU KAYBETTİKTEN SONRA ANLAR “ derdin. Bu güzel ve gerçek sözün anlamını, sen gittikten sonra anlayabildim maalesef!!!!

Eğer bugün ben, sahip olduğum güzelliklerin değerini zamanında bilebiliyorsam, bunu, senin bu güzel sözüne borçluyum.

Anne’ ciğim,

Bugün sana en çok sevdiğin kırmızı güllerle gelmeyi ne kadar isterdim bilemezsin. Ama ne yazık ki, aramızdaki mesafe öylesine uzak, şartlarsa öylesine bu isteğimi engelliyor ki, buna da kısmıt diyorum. Zaten sen de her zaman kadere ve kısmete inandığını söylerdin. Onun için beni anlayacağına ve bağışlayacağına inanıyorum.

Bu güzel günde sana en güzel hediyem her zaman olduğu gibi, yine en içten dualarım olacaktır. Sevindin değil mi?????????

Canım anne’ ciğim,

Sana günlerce, aylarca, yıllarca yazsam yine de seninle paylaşmak istediğim duygu ve düşüncelerimi yazmakla bitiremem.

Sana Tanrı’ nın yanında ve yine onun sevgi ve rahmetinde sonsuz huzur diliyorum. Sana her zaman söylemiş olduğum gibi;

“ANNE’ CİĞİM SENİ ÇOK SEVİYOR VE HER GEÇEN GÜN SENİ DAHA ÇOK ÖZLÜYORUM” diyorum kutlanan bu anneler gününde.

Seni kucaklıyamıyor, öperek kutlayamıyorum çocukluğumdaki gibi. Fakat Tanrı’ nın seni taktir edip kucaklıxxx, kutlayacağına yürekten inanıyorum.

Ayrıca, o meçhul aleminizde ne kadar ANNE varsa, onlara da Tanrı’ nın sevgisini ve rahmetini diliyorum. Tüm anneler olarak hepiniz huzur içinde olun.

Anne’ ciğim, Sen şiiri çok severdin. Bu mutlu günde senin için içimden gelenleri şiirleştirmeye çalıştım. Beğeneceğini umarım.

Sensizlikteki BEN

ALINTI
-------------------------------------------------------------------------------

İstiyorum bugün hüzünle uyumak ve gecenin bir yarısı düşümdede olsa anlıkta olsa annemi görmek istiyorum..
Gözlerini gözlerime denk getirip yok daha sen 35 olmadın,çok varsan 32sin desin.Bu yaş konusunda çok aksiydin annem,ya benim bikaç yaş daha küçük olmam neyi değiştirirki.Anladım,ya hayatımız diğerinin kopyası olursa 61 'e bir iki yıl daha geç gireyim diye herhalde....
Bugün ağlamak istiyorum anne,sen sil yaşımı..
Bugün ölmek istiyorum anne,gelirsem yanına okşa başımı..
Kırmışımdır çok seni,ne olur affetmiş ol.
Hani kan vermiştim ya sana,ne gülmüştük,şu delinin kanımı bende demiştinde..
Annem sen bir ömrü verdin bana,
ben bir ünite kan sana..
Sen bana bir hayat verdin..
Ben sana onca endişe ,merak verdim...
Sen bana bir hayat verdin..
ben sana,büyüyünceye dek gözyaşı verdim...
Helal et annem....


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

31/12/2008 · Kategori: anneme mektuplar

Anneme mektup

Anneme mektup


Mevsim yine kışa döndü annem.Uzun zaman olmuş senle dertleşmeyeli.Bende hep kasımla başlar yaprak dökümü,bu sene biraz geç farkettim.Meğerse tutunacak hiç bir dalım kalmamış,yine tükenmişim ben ve yine seni rahatsız ediyorum ben,özür dilerim anne.Koskoca adamım hüngür  hüngür bir tek senin yanında ağlayabilirim,hazırmısın anneciğim...
Senin beni sevebileceğin kadar küçülebilmek istiyorum.Kendime çocuk diyorum,çünkü çok çocuk hissediyorum kendimi anne!!
Taa kucağına alıp beni emzirdiğin günlere bile dönebilirim ben.Peki ya sen,cennetten dönebilir misin?
Yaşarken belki çok muhtaç olduğumun farkına varamamışım,neyleyimki şimdi sana ihtiyacım var ve hemde çokk!!!.
Kırk yaşındasın bu özlemde neyin nesi deme ne olur,öyle çok özlemler besliyorum ki,sana karşı,yetmez kelimelerim...
'ağlarsa anam ağlar,gerisi yalan'annem...
Şimdi ağlamak zamanı bende,yakışmaz sanma,yakışıyor annem,ağlamakta yakışıyor insana kırk yaşında olsada.


Çekilesi bir halim kalmamış benim.Dert,tasa salmışım en sevdiklerime.
Oysaki ben sadece sevgi sunmak istemiştim,yüreklerde mini minnacık,sıcak bi yer istemiştim sadece.
Hoyrat buldular beni,kovdular birer birer ve yalnızım işte...
Yalnız kalınca beni kim anlar senden başka söylesene anne...

Sözlerim bitiyor burda annem,oğlun çok dertli....


s.ağca



Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

27/12/2008 · Kategori: anneme mektuplar

Kafam yukarıda annemi bekliyorum.


Kafam yukarıda annemi bekliyorum.

Sevgili anneciğim; oğlun kocaman adam oldu. Kocaman diyorsam, senin hesabına göre değil; gerçekten kocaman. Annelerin çocukları hiç büyümezler, bilirim.
Yanımda olmadığın bunca yıldır aslında biz hep haberleştik. Rast giden her işimden sonra en azından birileri "Annenin duası başındaymış" dediler. Her "Annenin duası başında" dediklerinde kafamı yukarı kaldırıyormuşum anne. Oysa biz seni, en son; soğuk bir Ekim ikindisinde ellerimizle bereketli toprağın yüreciğine emanet etmiştik.
Biliyorum... Ama yine de senden bahsolunduğunda kafam hep yukarıda oluyor. Anlıyorum ki, nereye bıraktığımız değil, nerede bulmak istediğimiz önemli. Canım anneciğim, bilmiyorum bulunduğun yerde sana da benden hiç bahsediyorlar mı? Ben, bütün yaşamım boyunca böyle bir şey olursa diye tetikte duruyorum. Nasıl sen aklıma geldiğinde başım dikleniyorsa, senin de benden bahsettiklerinde, başının her zaman dik olmasına çalışıyorum.
İnsan hafızası tüm yaşamı kapsamıyor. Daha yaşıma girmemiş bir bebekken, benim için yaptıklarını hiç bilmiyorum. Sadece başkalarının çocuklarına gösterdikleri özenden tahmin edebiliyoruz kendi annemizin bize yaptıklarını. Bu çok yetersiz!
Şimdi yanımda olsan ya da sana tek bir şey sorabilecek kudrete sahip olabilsem, "Bebekken seni çok üzdüm mü?" diye sorardım. Tek bir cevabın; dünyadaki her şeyden daha değerli olduğu başka bir soru var mı bilmiyorum. Ama bu sorunun cevabı, anne için söylenen her şeyin başlangıç noktası aslında.
Evlat annesini sondan başa doğru ya da sevdiği hatıralardan sevmediklerine doğru, istediği sıralamayla hatırlayamıyor. En çok, en içini yakan şeyi hatırlıyor. İstemese de! Sonra istedikleri gelebiliyor aklına. Ancak ne kadar muhteşem şeyler de olsa hatırladıkları, içi yanıyor. Evlat olmak da kolay değil anne. Cennet senin ayaklarının altındaysa, sebebi olmak da kolay değil! Ölümün olmadığına inanmak, acıları hafifletiyor, ancak yaşamayı daha da zorlaştırıyor.
Yıllar akıl almaz bir hızla anneler gününden anneler gününe çarparak ilerliyor. Ve ben kocaman bir adam oluyorum anne. Her geçen yıl daha kocaman bir adam olmak o kadar zor ki! Benim yaşımda, benim boyumda, dünyada benim kadar yaşamış kocaman çocuklar görüyorum yollarda. Onlar, her Anneler Günü'nde biraz daha büyüyen çocuklar oluyorlar. Annelerine ellerinde hediyeler, dudaklarında öpücüklerle koştuklarında; kocamanlıkları kalıyor, adamlıklarını anneleri çocuklukla değiştiriyor. Onlar da, ben de, aynı yaşta olmamıza rağmen, ben bu değişimi beceremiyorum. Anne eli hep üzerinde olmadıktan sonra, evlat yarım kalıyor. Kocaman da olsa anne!
Ve her Anneler Günü koşarak sokaktaki çiçekçiye gidiyor, en güzellerinden bir demet papatyayı gözüme kestiriyorum. Kökleri toprak altında olarak düşlüyorum papatyaları ve usulca yerine bırakıyorum. İşte o zaman kafamı gökyüzüne kaldırıyorum, acı dolu bir tebessüm doluyor suratıma, öylece kala kalıyorum. Tam bu sıralarda ellerim yetişiyor imdadıma, yüreğimin dualarını sürüyorum ellerimle, yukarıya doğru sana bakan suratıma.
Ölüm olsa, o anda ben de ölürdüm biliyorum.
Ölmüyorum! Sana biraz daha yaklaşıyorum.
Alıntı
-------------------------------------------------------------------------
Annem;
bi baksan aşağıda şırıl şırıl akar göz yaşlarım
çok ağladım anne...
Yaşarken farketmedim,bu denli özlemeği seni,bu denli arzulayacağım gelmezdi aklıma annem...
Şimdi ben koskoca bir adamım,koskoca şirinde bir oğlum var,babayım ben...
Ama hepsinden ötesisin annem,özleminden yanıyorum ben...
Gidişini bu dünyadan bilmeme rağmen,eksik bi şeyler geliyor aklıma,yeterince kalamadığım gözlerinde mesela.Avuçlarımın içine aldığım ellerini az öptüğüm geliyor aklıma annem....
Keşke bir gece rüyamız olsa ortak senle ve o rüyada bu eksik kalanlarımı tamamlasam,öpsem ellerinden ve uyusam göğsünün üzerinde annem...

Annem,lütfen orda kendine iyi bak,ben gelinceye dek...


sevgiyle
sefer ağca

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

" title="
İlgili aramalar: müzik - fark var -  ceza -  fark var -  rap müzik -  rapstar
">Fark var